Ghostface yine aramızda… Ve evet, bu kez kaçmak zor!
27 Şubat itibarıyla vizyona giren Scream 7, serinin nostaljik ruhunu alıp bugünün kaotik gündemiyle karıştıran tuhaf ama bir o kadar da “Scream evrenine yakışır” bir geri dönüş yapıyor. Ben filmi perşembe gecesi özel gösterimde, Ghostface cosplay’leri arasında izledim.
1996’da korku sinemasını yeniden tanımlayan Scream ile başlayan bu meta-slasher yolculuğu, bu kez yönetmen koltuğunda serinin yaratıcı kalemlerinden Kevin Williamson ile köklerine dönüyor. Ve elbette efsane final girl’ümüz Neve Campbell yeniden Sidney Prescott olarak sahnede.
Hikâye tanıdık ama duygusal dozu yüksek: Sidney geçmişten kaçıp sakin bir hayat kurmaya çalışırken Ghostface bu kez yalnız onu değil, ailesini hedef alıyor. Yani travma, nostalji ve “geçmiş seni asla bırakmaz” teması yine merkezde.
🎬 Filme sıfır beklentiyle girdim (hakkındaki yorumlar malumdu).
Ama kabul edelim: Seri zaten hiçbir zaman sadece korkutmakla ilgili olmadı.
Klişelerle dalga geçmek, seyirciyle oyun oynamak ve zaman zaman absürtlüğe göz kırpmak DNA’sında var.
Evet, finali tartışılır… Hatta salonda gerilmek yerine gülenler bile oldu. Ama bu da bir noktada Scream geleneği değil mi?
🗣️ Filmin vizyon süreci ise en az senaryosu kadar çalkantılıydı. Oyuncu değişiklikleri, yaratıcı ekip krizleri ve özellikle Melissa Barrera’nın Filistin’e destek paylaşımları sonrası projeden çıkarılmasıyla başlayan tartışmalar, galada protestolara kadar uzandı.
Kısacası bu film yalnızca bir korku filmi değil; günümüzün kültürel gerilimlerinin de popüler sinemaya nasıl yansıdığının örneklerinden biri.
Sonuç?
“Scream 7” kusursuz değil. Ama 30 yıla yaklaşan bir serinin hâlâ konuşulabiliyor olması bile başlı başına bir olay.
Davetleri için UİP Türkiye ve Paribu Cineverse ekibine teşekkürler.
Aslıhan Saraçoğlu yazdı.
@aslihansaracoglu
