Şeyma Türk’ün “Homecoming” Sergisi 10 Eylül’de Kiff Bebek’te

Yazın sona ermesiyle birlikte şehre dönüşler başlarken, Şeyma Türk’ün Homecoming sergisi 10 Eylül’de Kiff Bebek’te izleyiciyle buluşuyor. Yaz aylarının ardından İstanbul yeniden kendi ritmine dönerken; tatiller, kısa kaçışlar ve şehirden uzaklaşma hâli yerini gündelik yaşama bırakıyor. Şeyma Türk’ün Homecoming sergisi de bu mevsimsel dönüş hâlinden yola çıkarak, yuvaya dönme duygusuna odaklanıyor. Ancak bu dönüş yalnızca bir yere geri gelmek değil; tanıdık olana, gündelik hayatın ritmine ve kişisel hafızada yer eden nesnelere yeniden yaklaşmak anlamına geliyor.

Sanatçının üretiminde gündelik hayatın sıradan nesneleri önemli bir yer tutuyor. Alışılmış bağlamlarından çıkarılan bu nesneler; biçim, ölçek ve yüzey üzerindeki müdahalelerle yeniden kurgulanıyor. İlk bakışta tanıdık gelen imgeler, sanatçının yaklaşımıyla zamanla yabancılaşmaya başlıyor ve izleyiciyi bildiğini düşündüğü şeylere yeniden bakmaya davet ediyor.

Homecoming, bu tanıdıklık ve yabancılık arasındaki ince çizgiyi “yuvaya dönüş” fikri üzerinden araştırıyor. Uzun bir aradan sonra geri dönülen bir yerde her şey aynı kalmış olsa bile, insanın bakışı değişebiliyor. Çocukluktan, gündelik hayattan ya da kişisel hafızadan tanıdığımız nesneler de bu değişimin içinde başka anlamlar kazanabiliyor. Sergideki çalışmalar, tam da bu noktada, yuva dediğimiz şeyin yalnızca ait olduğumuz yer değil, hafızamızda taşıdığımız bir his olduğunu hatırlatıyor. Şeyma Türk, gündelik olanın içindeki küçük tuhaflıkları görünür kılarak izleyiciyi tanıdık imgelerin ardındaki başka olasılıkları keşfetmeye çağırıyor. Homecoming ise yazın ardından şehre dönen herkesin aşina olduğu o hâli; uzaklaştıktan sonra geri gelmeyi, yeniden yerleşmeyi ve belki de kendine ait olana yeniden alışmayı odağına alıyor. Şeyma Türk’ün Homecoming sergisi 10 Eylül – 4 Ekim tarihleri arasında Kiff Bebek’te görülebilir.

Şeyma Türk Mimari eğitim geçmişine sahip sanatçı, üretimini farklı malzeme ve teknikler aracılığıyla sürdürmektedir. Yağlı boya, akrilik, mürekkep, dijital medya ve karma teknikler arasında dolaşan pratiği, son dönem işlerinde yüzey, form ve algı ilişkisine odaklanır. Çalışmalarının merkezinde, gündelik hayat içinde çoğunlukla fark edilmeden varlığını sürdüren sıradan nesneler yer alır. Sanatçı bu nesneleri alışıldık bağlamlarından kopararak yeniden kurgular; hem görsel hem de kavramsal düzlemde dönüştürür. Tanıdık olan, bu müdahaleyle birlikte güvenilirliğini yitirir ve izleyiciyi algı ile gerçeklik arasındaki sınırı yeniden düşünmeye davet eder. Nesnelerin fiziksel ölçeklerini kimi zaman koruyan, kimi zaman ise abartılı biçimde yeniden kuran sanatçı, yüzey üzerinde kurduğu illüzyon aracılığıyla temsil ile gerçeklik arasındaki mesafeyi görünür kılar. Bu yaklaşım, izleyiciye duyusal ve düşünsel bir deneyim sunarken, gündelik olanın içindeki potansiyel tuhaflığı da açığa çıkarır. Sanatsal üretiminin yanı sıra, çizimleri Kafkaokur gibi edebiyat kültür dergilerinde yer almıştır. Ayrıca yerel ve uluslararası dijital müzik platformları için albüm kapakları ve çeşitli yayınevleri için kitap kapakları tasarlamaktadır.

Vinkmag ad

Read Previous

“Çirkin” ikinci sezon çekimleri başladı

Read Next

3. Uluslararası Felsefi Filmler Festivali Başlıyor

Most Popular