Son yıllarda tiyatro oyunları ve basındaki kültür sanat yazılarıyla izlediğimiz Nurduran Duman‘ın yeni şiir kitabı “ŞİİR, SANA VERİLECEK KÖTÜ HABERİM YOK”, Tekin Yayınevi basımıyla okurla buluştu.
İTÜ mezunu Gemi İnşaatı ve Deniz Mühendisi olan şairin tezgâhından çıkan kitapta şiir, kaleme alınan değil kurulan yapı, bir “yaratı-tasarım” olarak ele alınıyor. “Geçişmek” kavramını odağa alan yapıt, şiirin salt anlam aktaran bir araç olmadığını, okurla etkileşen, her okumada (yeniden) üreyen çok bilinmeyenli denklem olduğunu görünür kılıyor.
Uzay, zaman, yerçekimi ve özellikle ışık gibi fizik yasaları kitabın temel izleklerini oluşturuyor. Albert Einstein’ın kuramlarından ağacın köklerindeki klorofile uzanan evrende, insan yeryüzünün “artı biri, katma değeri” olarak görülüyor. Kitabın adını da taşıyan ilk şiirden başlayarak, aydınlık arayışının ve iyiliğe çağrının izini süren Duman, “sana karanlık etmeye taşınmadım” dizesiyle poetikasını da özetlerken, şiiri etik duruş, kolektif uyanış ve sezgisel dönüşüm ortamı olarak kuruyor. Şiirler, doğayla eşitlikçi ve şefkatli bir ilişki içinde, hiyerarşisiz bir evren bilinciyle çağdaş insanı kopmuş olduğu kaynaklarla yeniden buluşturmayı amaçlıyor.
Nurduran Duman, en yalın sözcüklerini beklenmedik biçimlerde yan yana getirerek Türkçenin içinde yeni geçitler açıyor. Hem yenilikçi hem köke saygılı diliyle yeni sözcükler oluştururken, günümüzde pek kullanmadığımız Öz Türkçe sözcükleri de yeniden yazıya söze katıyor. Türkçeyi kültürel belleği taşıyan uçsuz bucaksız bir yaratım tarlası gibi işleyen Duman, sözcükleri de niyeti, düşünceyi, eylemi inşa eden bir yapı taşı olarak belirliyor.
Kitabın coğrafyası geniş. Çin parklarındaki sabah dansçıları, Dongyue Tapınağı’nın kutsal ağaçları, Li Po’nun sulara bıraktığı şiirleri Duman’ın dünya gezilerinden esin alırken, Fransa’daki Paul Valéry Müzesi’nin ricasıyla Alexandre Hollan’ın tablosuna yazdığı “edim” şiiri ise müzenin kalıcı koleksiyonuna adanmış Peinture et Poésie kitabında yer almakta.
Hızla değişen, çoğu zaman umutsuzluğa açılan gündemin, çözüme odaklanmak yerine şikâyetle yetinen, kopya düşüncelerin kuşattığı bu çağda “ŞİİR SANA VERİLECEK KÖTÜ HABERİM YOK”, şiirin hâlâ esenlik, uyanış ve iyilik için açılabilen bir olanak olduğunu hatırlatıyor.
“tuz ekmek gerek bu çağa / tuz ruhu gerek”
dizeleriyle de Nurduran Duman çağa ruh, direnç, üretici eylem, iyileştirici bir öz, can katmayı öneriyor.
Kitap, aynı zamanda bir sahne projesine uyarlandı. Nurduran Duman ile opera sanatçısı, kontrtenor Dorukhan Öner, şiirin olanaklarını sahne sanatlarının yetkinliğiyle genişleterek, “Şiir Sahne” türünde “Sana Verilecek Kötü Haberim Yok” adlı bir gösteriye imza atmakta.
