Rüya Gibi dizisine yeni katılan Yaman Yoldaş Steinmetz ile konuştuk.

Sinema ve dizi projelerinde dikkat çeken performanslarının ardından Yaman Yoldaş Steinmetz, Show TV’de yayınlanan Rüya Gibi dizisine 11. bölüm itibarıyla dahil oluyor. Oyunculuğu bir “Anlatma Biçimi“nden çok, bir anlama hâli olarak tanımlayan Yaman Yoldaş Steinmetz için mesele görünür olmak değil; karakterin iç dünyasını sahici bir yerden kurabilmek.

Bu röportajda Yaman Yoldaş Steinmetz ile oyunculuğa bakışını, rol seçimlerindeki hassasiyetlerini, set deneyimini, Rüya Gibi’de hayat verdiği yeni karakteri ve hikâye anlatıcılığına yaklaşımını konuştuk.

Oyunculuğa nasıl başladınız? Sizi bu mesleğe çeken neydi?
Oyunculuk benim için bir “sonradan karar” değil, içimde hep var olan bir ihtiyaçtı. İnsanları, onların çelişkilerini ve suskunluklarını izlemeyi seviyordum. Oyunculuk sayesinde söyleyemediklerimi oynayabildiğimi fark ettim. Zamanla bu bir tutkuya değil, bir mesleki disipline dönüştü. Hikâye anlatmanın en canlı hali beni içine çekti.

Sinema mı yoksa dizi mi sizin için daha çekici?
İkisini de farklı yerlerde çok kıymetli buluyorum. Dizi, karakteri uzun vadede derinleştirme şansı veriyor. Sinema ise daha yoğun ve rafine bir anlatım alanı. Açıkçası projeye ve anlatılmak istenen hikâyeye bakıyorum. İyi yazılmış bir karakterse mecra ikinci planda kalıyor.

Rol seçimlerinizde nelere dikkat edersiniz?
Karakterin gri alanları benim için çok önemli. Kusurlu, çelişkili ve dönüşme ihtimali olan karakterler beni heyecanlandırıyor. İlk baktığım şey şu: Bu karakter beni biraz rahatsız ediyor mu? Eğer ediyorsa, orada oynanacak gerçek bir alan vardır.

Paranoya, Tatlı Süt Köpüğü ve Yalnız Minare projeleri arasında sizi en çok zorlayan sahne hangisiydi?
Yalnız Minare’de sessizlik üzerine kurulu bir sahne vardı. Duygunun tamamını bakış ve beden diliyle taşımam gerekiyordu. Zorlayıcıydı çünkü hiçbir şey saklanamıyordu. Ama bir oyuncu olarak beni en çok geliştiren sahneler de bunlar oluyor.

Rüya Gibi dizisine dahil oldunuz. Yeni karakteriniz hakkında neler söylersiniz?
Karakterim ilk bakışta net gibi görünen ama ilerledikçe katmanları açılan biri. Seyirci onunla ilgili hüküm verdiğini sanırken, hikâye başka bir yere evriliyor. Bu da beni projeye çeken en önemli şeylerden biri oldu.

Karakterle benzer yanlarınız var mı?
Benzerliğimiz sakinlik diyebilirim. Ama benim sakinliğim kontrol, onunki ise bastırılmışlık. Bu farkı oynamak çok keyifli. Çünkü bazen ben de hayatta susarak konuşmayı tercih ediyorum.

Çekimler nasıl gidiyor? Türkiye’de set kültürü sizin için nasıl?
Türkiye’de set temposu çok yoğun ama aynı zamanda öğretici. Hızlı karar almayı ve anı yakalamayı öğretiyor. Doğru ekip ve doğru yönetmenle çalıştığınızda bu tempo ciddi bir avantaja dönüşüyor.

Rüya Gibi’de izleyiciyi şaşırtacak bir nokta var mı?
Karakterimle ilgili kesin yargılar için henüz erken. Seyirci onun karanlık tarafını gördüğünü sanırken, asıl kırılma noktası henüz gelmedi diyebilirim.

Bir karaktere hazırlanırken nasıl çalışıyorsunuz?
Metni ezberlemekten çok anlamaya odaklanırım. Karakterin geçmişini kendimce yazar, yürüyüşünü ve susma anlarını çalışırım. Sette artık düşünmem, sadece o karakter gibi davranırım.

Fiziksel ve psikolojik hazırlık süreciniz nasıl?
Fiziksel olarak spor hayatımın bir parçası. Psikolojik olarak ise yalnız kalmayı severim. Karaktere girmeden önce iç sesimi biraz kısarım. Çünkü her karakter, oyuncunun egosunu susturmasını ister.

Yurt dışı projeler düşünüyor musunuz?
Elbette. Uluslararası projelerde yer almak istiyorum. Farklı dillerde ve kültürlerde hikâye anlatmak oyuncuyu büyütüyor. Doğru proje ve doğru ekip olursa sınırlar benim için sadece coğrafya.

Gelecekte kamera arkasında olmayı ister misiniz?
Hikâye anlatıcılığı beni her zaman cezbetmiştir. Şu an önceliğim oyunculuk ama ileride kamera arkasında da söz söylemek isterim. Bir hikâyeyi sadece oynamak değil, kurmak da heyecan verici.

Sektör dışı sizi ne motive ediyor?
Müzik vazgeçilmezim. Kitaplar ise karakterleri besliyor; özellikle psikoloji, felsefe ve biyografi okumayı seviyorum.

Oyunculuk dışındaki ilgi alanlarınız neler?
Spor hayatımın önemli bir parçası. Ayrıca yalnız yürüyüşler yapmayı seviyorum. O yürüyüşlerde bazen bir sahnenin cevabı kendiliğinden geliyor.

Yaman Yoldaş Steinmetz’in anlattıkları, oyunculuğun sadece sahnede değil; sessizlikte, hazırlıkta ve iç disiplinle kurulan bir yolculuk olduğunu hatırlatıyor. Karakterlerini ezberlemeden önce anlayan, konuşmadan önce dinleyen ve oynarken egosunu geri çeken bir yaklaşım. Rüya Gibi’de izleyiciyi bekleyen dönüşüm, onun oyunculuk çizgisiyle örtüşüyor: Net görünenin altındaki katmanlar, erken verilen hükümlerin ardındaki kırılmalar… Oyuncunun yolu sadece bugünün projeleriyle değil; anlatılmayı bekleyen yeni hikâyelerle de şekilleniyor. Biz de Bidolu Sinema olarak bu yolculuğu ilgiyle takip etmeye devam edeceğiz…

Vinkmag ad

Read Previous

tabii Orijinal Dizisi “Asylum”un Galası Gerçekleşti

Read Next

‘İyi Değilim Ama Anlatacak Kadar da Kötü Değilim’ Şubat Takvimi Açıklandı

Most Popular