“Uluğbeyler: Erol Güngör” Belgeseli Gala Gösteriminde İzleyiciyle Buluştu

Kültür Ocağı Vakfı (KOCAV) tarafından hazırlanan ve Türk düşünce dünyasının müstesna ismi Prof. Dr. Erol Güngör’ün hayatını konu alan “Uluğbeyler: Erol Güngör” belgeseli, 11 Nisan’da İstanbul Üniversitesi’nde düzenlenen görkemli bir gala ile prömiyerini gerçekleştirdi.
Kültür Ocağı Vakfı (KOCAV) yapımcılığında ve T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü destekleriyle hazırlanan “Uluğbeyler: Erol Güngör” belgesel filmi, 11 Nisan’da İstanbul Üniversitesi’nde düzenlenen görkemli bir gala ile prömiyerini gerçekleştirdi. Türkiye’nin yetiştirdiği en önemli mütefekkirlerden ve sosyal psikoloji alanının öncü isimlerinden Prof. Dr. Erol Güngör’ün hayatını merkeze alan belgeselin galası, İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Ord. Prof. Dr. Cemil Bilsel Konferans Salonu’nda yapıldı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen projenin galasına, Prof. Dr. Erol Güngör’ün ailesinin yanı sıra pek çok akademisyen ve öğrenci katıldı.

“Uluğbeyler Belgesel Dizisi” kapsamında Turan Yazgan, Emin Işık, Süheyl Ünver ve Mehmet Niyazi’nin ardından serinin son bölümü olarak hazırlanan belgesel, Türk ilim ve kültür tarihindeki önemli isimlerden Erol Güngör’ün hayatına odaklanıyor.

Düşünce Dünyasına Bir Vefa Borcu: “Şu Ana Kadar Yapılanların En İyisi”
Galanın açılışında konuşan KOCAV Vakıf Başkanı Av. Dr. Ali Ürey, belgeselin çıkış hikâyesini ve üstlendikleri büyük sorumluluğu dile getirdi. Projeye başlarken Prof. Dr. Şeyma Güngör’e “en iyisini yapma” sözünü verdiklerini hatırlatan Ürey, “Biz iddialı bir vakıfız. Erol Güngör hakkında daha önce yapılan çalışmaları aşacak, en nitelikli yapımı ortaya koymak için yola çıktık” dedi. Erol Güngör’ü vakfın fikri önderi olarak tanımlayan Ürey, belgeselin temel gayesini şu sözlerle özetledi: “Hocamız sorgulayan, araştıran ve milli değerlerle donanmış bir gençlik isterdi. Bizim gözümüzde o, Türk milletinin aydın yüzüdür. Bu yapımla amacımız onun fikir dünyasını yeni nesillerin hafızasına nakşetmektir.”

Belgeselin danışmanlığını üstlenen, Erol Güngör’ün eşi Prof. Dr. Şeyma Güngör, KOCAV’ın gençler üzerindeki çalışmalarına vurgu yaparak, “İstikbalimiz öğrencilerimizle gerçekleşecek. Bu ocağa Erol Güngör adının verilmesi şahsım adına değil, bu mesleğin bir ferdi olarak iftihar vesilesidir” açıklamasında bulundu.

İÜ Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sevtap Kadıoğlu da Erol Güngör’ün fakültenin ilmi atmosferinde yetişmiş ve görev yapmış kıymetli bir hoca olduğuna dikkat çekerek, “Onun düşünce dünyasının hatırlanması ve genç kuşaklara aktarılması bizim için bir vefa borcudur” değerlendirmesinde bulundu.

Klasik Belgesel Kalıplarını Yıkan Deneysel Bir Anlatım
Doç. Dr. Mesut Aytekin yönetmenliğinde hazırlanan 92 dakikalık yapım, geleneksel belgesel anlatılarını aşan deneysel ve çok katmanlı yapısıyla öne çıkıyor. Toplamda 6 aylık kapsamlı bir araştırma ve 2,5 yıllık titiz bir çekim sürecinin ürünü olan belgesel için İzmir, Ankara, Konya, Kırşehir ve İstanbul’u kapsayan beş farklı ilde, Erol Güngör’ün yaşamına tanıklık etmiş 25 isimle derinlemesine mülakatlar gerçekleştirildi.

Yapay zekâ teknolojilerinin sanatsal bir araç olarak kullanıldığı yapımda, arşivlerden elde edilen eski fotoğraflar dijital imkânlarla canlandırılırken, geçmişin ruhu, bugünün gençleriyle kurulan paralel bir dünya kurgusu üzerinden aktarılıyor. Kurmaca hikâye ve yapay zekâ destekli sahnelerle hazırlanan belgeselin görüntü yönetmenliğini İÜ İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Onur Akyol, yönetmen yardımcılığını ise İÜ İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ümit Sarı üstlendi. Yaklaşık 40 kişilik dev bir prodüksiyon ekibi ve farklı akademik disiplinlerden gelen genç yeteneklerin kolektif emeğiyle hayat bulan belgesel, üniversite-sektör iş birliğinin de başarılı bir örneğini sergiliyor.

“Aradığımız Genç Erol Güngörler Bu Toplulukların İçinden Çıkacaktır.”
Belgeselin yönetmenliğini üstlenen İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mesut Aytekin, sahneye dev çekim ekibiyle birlikte çıkarak yapım sürecindeki özverili çalışmalara dikkat çekti. Belgeselin sadece geçmişi anlatan bir yapım değil, geleceğe bir davet olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Aytekin, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Aradığımız genç Erol Güngörler buradadır, böyle toplulukların içinden çıkacaktır. Ancak Erol Güngörleri o nevi şahsına münhasır özellikleriyle bir ilim adamı, akademisyen olmanın dışında kendi alanının Erol Güngörleri olarak arayalım, bekleyelim, yetiştirelim… Belgeselimiz bunu anlatmaya çalışmıştır.”

Gala etkinliği, projeye emek veren teknik ekibe ve oyunculara teşekkür plaketlerinin takdim edilmesi ve film gösteriminin ardından sona erdi.

Vinkmag ad

Read Previous

12 Punto 2026’nın Finalistleri Açıklandı

Most Popular