Kalpten Söylenen Bir Şarkı (Song Sung Blue), yönetmenliğini ve senaristliğini Craig Brewer’ın üstlendiği, gerçek bir hikâyeden ve 2008 tarihli aynı adlı belgeselden uyarlanan, müzikal-dram türünde sıcak ama sarsıcı bir film.
Hugh Jackman ve Kate Hudson, bu kez büyük sahnelerin yıldızları olarak değil; Milwaukee’nin barlarında, panayırlarında sahne alan iki “tribute” müzisyeni olarak karşımızda. Filmde onlara Ella Anderson, Hudson Hensley, Michael Imperioli, Jim Belushi ve Mustafa Shakir eşlik ediyor.
Kalpten Söylenen Bir Şarkı, Neil Diamond şarkıları eşliğinde aşkı, ikinci şansları ve hayata tutunma cesaretini anlatıyor.
Aynı tutkuyu paylaşan Mike ve Claire Sardina’nın hayatına odaklanan film, ikilinin “Lightning and Thunder” adlı Neil Diamond tribute grubunu kurma sürecini ve yerel müzik sahnesinde kendilerine bir alan açma mücadelesini merkezine alıyor. Neil Diamond şarkıları burada yalnızca nostaljik bir fonda çalmıyor; karakterlerin iç dünyasını, kırılganlıklarını ve umutlarını taşıyor.
Ancak film, her şeyi romantize etmiyor. Ani bir kaza, beklenmedik kayıplar ve peş peşe gelen kişisel trajediler, yalnızca müzik kariyerlerini değil, hayatlarının tamamını altüst ediyor. Tam da bu noktada hikâye, “hayaller için artık çok geç” diyenlere sessiz ama güçlü bir itiraz hâline geliyor. IMDb yorumları ikiye ayrılıyor: Bir kesim filmi kalpten, samimi ve umut verici bulurken;
diğerleri dramatik dozun zaman zaman ağırlaştığını düşünüyor. Ama neredeyse herkes şu noktada birleşiyor: Bu film, özellikle Neil Diamond müziğini sevenler ve ikinci şanslara inananlar için çok daha anlamlı.
Kalpten Söylenen Bir Şarkı, “başarmak”tan çok devam edebilme cesareti hakkında. Ve bize şunu fısıldıyor: Bazen bir şarkı, her şey dağıldıktan sonra bile insanı ayakta tutmaya yeter.
